27 Mayıs 2012 Pazar
Uyurgezerin Dönüm Noktası
Joseph'in ilk günü bu kendi kıyafetleri içinde.Ben kendi kıyafetleri diyorum ama babası demiyor.''Bir kerelik,'' diyor,''sadece yarışma için.''.Joseph bir müzik yarışmasına katılacak.Lisesi bu konuda çok başarılı,o da harika bir soprano olma yolunda ilerliyor.Babası bu yüzden ona bir günlük taviz veriyor,terziye gidip siyah,tüllü bir elbise diktiriyorlar.Joseph anlamıyor babasını,neden 14 yaşından beri antidepresanlara boğup onun ağzına sıçarken birden onu kendisi gibi gördüğünü.Sonra aklına düşüyor okulun politikası.''Öğrencilere kendileri gibi olma şansı tanıyoruz,çünkü bize milyarlar ödüyorlar.''.Babası da örnek bir şahıs olduğu için,(eh malum baş psikiyatrist),oğluna bir şans(!) tanıyor.Joseph cumartesi günü tüllü elbise içinde harika görünecek.İstediği gibi olabilecek sonunda.Sonrasında ise,üniversite bitene kadar antidepresanlarla uyumaya devam.
Etiketler:
saçmalamaca
22 Mayıs 2012 Salı
Kıçımdaki Pireler Durmuyor
9 sene olmuş Bursa'ya geleli.Benim için çok uzun bir süre bu.Zira ben alışık değilim bir yerde kök salmaya,9 sene aynı yerde yaşamak 16 senelik hayatımın rekoru hatta.Bir deniz kıyısında küçük müstakil evimizden bisikletle sahil yolunda gezdiğim gündüz düşleri kurup duruyorum,sıcaktan herhalde.Ben küçüklükten alışığım düzenimi bırakıp gitmelere,ama annem değil.O yüzden bayağı korktuğunu düşünüyorum,hoş bunların yumurtalarını kafama o soktu.
Gitmemem de gerek,ancak sanki beni çağırıyor bir şeyler.Ruhumdaki boşluk bana gezginliği ve arayışı öğretmiş sanırım....
Belki de sadece sıcaktandır,bıkkınlığımdandır...
Gitmemem de gerek,ancak sanki beni çağırıyor bir şeyler.Ruhumdaki boşluk bana gezginliği ve arayışı öğretmiş sanırım....
Belki de sadece sıcaktandır,bıkkınlığımdandır...
Etiketler:
iç dökmece,
saçmalamaca
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Anneler kutsalmış.
Yarın anneler günü.Pek ilgilendiğim söylenemez,çünkü ben anneliğin kutsal filan olduğuna inananlardan değilim.Bana göre bir meslek annelik,başlaması en kolay olan mesleklerden.Ancak sonrası çok zor.Dölün katil,avukat,ressam,psikopat,travesti...kısacası her şey olabilir.Sen istesen de istemesen de.Ve onu yoğurma görevi senindir,süresi de kısadır bu görevin.
Ergenlik çağına kadar eğer onu seviyorsan,aklına güzel şeyler yüklemek için çaba sarfedersin.Ancak sarfettiğin çabalar yapay kalır bazen.Hiç sevmediğin bir adamdan olan çocuğuna evinde ekmek bile yokken hayatın harika olduğuna inandırmaya çalışırsın.Sonra o adam gelir,bağırır çağırır ve çocuğunun beynindeki senin o zorla kaydettiğin güzel anıları yolar.Bazen o da çaba sarfetmiştir çocuğunun beynine güzel anılar yüklemek için,ama platonik aşk öfke getirir.O da öfkelendi her dengesiz gibi,bağırdı,çağırdı,duygu sömürüsü yaptı...Tek istediği saygıydı ama alamadı.
Senin de tek istediğin güzel bir aileydi muhtemelen.Sorunsuz bir hayattı.Ancak bunu alamayacaksın.Tanrı sen o lanetli dölü ortaya çıkardığında sürprizler hazırlamıştı zaten sana.Fal bakmak günahtı,Tanrı er geç bu yeteneğinin intikamını alacaktı senden.
Ancak intikam çocuklara kalır.Sen anlamadın bunu,umursamadın,seni önemseyen bir kaç insancıkla dolandın durdun.
Özür dilerim anne ve baba.İkinizi de sevmiyorum,kutsal değilsiniz,günlerinizi kutlamayacağım.Evde kalacağınızı,homo sayılacağınızı düşünerek sırf kurulması için kurduğunuz ailenin köküne kibrit suyu kustum ben artık.Kendime sanal bir evren döşedim ve artık sizinle yaşamıyorum.
Ergenlik çağına kadar eğer onu seviyorsan,aklına güzel şeyler yüklemek için çaba sarfedersin.Ancak sarfettiğin çabalar yapay kalır bazen.Hiç sevmediğin bir adamdan olan çocuğuna evinde ekmek bile yokken hayatın harika olduğuna inandırmaya çalışırsın.Sonra o adam gelir,bağırır çağırır ve çocuğunun beynindeki senin o zorla kaydettiğin güzel anıları yolar.Bazen o da çaba sarfetmiştir çocuğunun beynine güzel anılar yüklemek için,ama platonik aşk öfke getirir.O da öfkelendi her dengesiz gibi,bağırdı,çağırdı,duygu sömürüsü yaptı...Tek istediği saygıydı ama alamadı.
Senin de tek istediğin güzel bir aileydi muhtemelen.Sorunsuz bir hayattı.Ancak bunu alamayacaksın.Tanrı sen o lanetli dölü ortaya çıkardığında sürprizler hazırlamıştı zaten sana.Fal bakmak günahtı,Tanrı er geç bu yeteneğinin intikamını alacaktı senden.
Ancak intikam çocuklara kalır.Sen anlamadın bunu,umursamadın,seni önemseyen bir kaç insancıkla dolandın durdun.
Özür dilerim anne ve baba.İkinizi de sevmiyorum,kutsal değilsiniz,günlerinizi kutlamayacağım.Evde kalacağınızı,homo sayılacağınızı düşünerek sırf kurulması için kurduğunuz ailenin köküne kibrit suyu kustum ben artık.Kendime sanal bir evren döşedim ve artık sizinle yaşamıyorum.
Etiketler:
saçmalamaca
30 Nisan 2012 Pazartesi
Jolene vs.Nikki
İngilizce kursuna başlama sebebim ne sensei'me aşık olmak,ne de Jolene'i kızdırmaktı.Ancak stalker ruhum ve takılmaması gereken insanlara takılan kafam engel olamadı epic faillere.Sensei'ye ''ellerin çok güzel'' demem,Jolene'den uyarı üstüne uyarı yemem ve takmamam...
Özür dilerim Jolene.Ben bir attention whore'um,dediğim gibi.Sensei'min huyuna gidiyorum ama sana yapamıyorum bunu.Çok normalsin Jolene,dağıt biraz.Git yakışıklı bulduğun birini öp,sigara iç eskisi gibi...Nedir bu sağlık takıntısı,overdose mu yaşadın önceden ayol? Rakı içireyim istiyorum sana,dağıt ve ağlamaya başla kucağımda istiyorum...Ben deliyim Jolene.Ders çıkar benden.Bir daha sakın Connecticut'tan öteye gitme.Hep sıkıcı Amerikan suburblerinde,beyni yaratamadıklarından mütevellit akmış mal ergenlere ders ver.Sensei beni özler mi bilemem,ama sen özlemezsin Jolene.Çünkü aramızda bir Çin seddi yarattın.
Ama ben Sensei'nin biricik stalkeri olduysam,senin seddini de yıkarım.
BEN MACIR NIKKI,BU OYUNU BOZARIM ULEEEEYN.
iç ses:oyununu sikeyim,anan iki kuruş ödüyo diye maymun ediyosun herifleri,şımarık karı...
Etiketler:
saçmalamaca
14 Nisan 2012 Cumartesi
Lat den ratte komma in

Sen sırf yapılması için yapılan bir çocuksun Oskar,görev seni doğurmaktı ve bundan sonrasını kimse umursamadı.Su yolunu bulur dediler.
Buldu da.İçindeki boşluğu dolduracak birini aradığın o karlı,soğuk gecelerden birinde Eli buldu seni.Kanlı,pis bir suydu Eli.Uyarmıştı seni.Arkadaş olmayacağını söylemişti.

Ancak aşk beklenmedik ve hızlı gelişti.Rubik küpü başlattı herşeyi...Bir gecede bütün kenarları ve köşeleri aynı renge getirdi Eli.Sonrasında ise Oskar artık yalnız olmadığını hissetti.O gün çocuğun kulağına sopayı indirirken yalnız olmadığını bilerek indirdi.Çocuğun abisi ne yaparsa yapsın kurtulacağını biliyordu.Eli her zaman onun yanındaydı.Eli'ye güveniyordu Oskar,kimsenin kimseye güvenmediği kadar.

Yetişkinlerin dünyasında iki çocuktu Eli ve Oskar.Büyümeyi reddetmişlerdi,uyamamışlardı şu sınırlı insan hayatına.Eli sınırları tamamen reddetmeyi seçmişti zamanla,kaldığı her yerde çarpacağı ve aşık edeceği bir farklı insan vardı onun,ancak Oskar başkaydı.Gitmek zorundaydı,ama gönlü el vermemişti Oskar'ın çocuğun abisinin elinde boğulmasına.Oskar'ı da sınırsızlaştırmaya çalıştı belki de Eli.Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar...
Etiketler:
iç dökmece,
saçmalamaca
9 Nisan 2012 Pazartesi
Love fucks people at midnights.
Kendimi sevmiyorum.Ama kendimi acıtmayı seviyorum.Kendimi üzmeyi.Bedenim bir deri bir kemik oluncaya kadar zarar görmeli,soluncaya kadar acıdan.Saçlarım cansızlaşmalı,yanaklarım pembeleşmemeli,tenim hep bembeyaz olmalı.Kollarımda bir sürü yara,gözlerim kıpkırmızı hep ağlamaktan...O bile düşlerimde ya.Bir faça bile atamıyorum kendime.İşte ben bu kadarım.O dalga geçtiğim kezbanlar kadar tırto ve kıroyum aslında.
Jilet vurmayı denedim çok acıdı,bıçak ve makas da keskin değil...ben en iyisi bir sürü hap içeyim onun gözleri önünde,ya da geberene kadar yiyeyim.
Haberlere bile çıkarım hem.
16 yaşındaki obez kız kalp krizinden öldü.
Beklenen son.Bekle cehennem,ben geliyorum.Hayatını üzmeye ve üzülmeye adamış gerçek bir kötü tohum.Manik depresif bir fahişe.Yeteneksiz bir özenti.
Akıl hastahanesine kapatılsam da rahatlasam.Kendim gibileri bulurum orada.Beni severler ve aralarına alırlar.Benden ilgi isterler ve benimle ilgilenirler.Stalker olmam ilk defa.Paspas olmam.
Etiketler:
iç dökmece,
saçmalamaca
7 Nisan 2012 Cumartesi
İşler Çığrından Çıktı
Karmakarışık rüyaların arasından uyandım.Nikita'nın ne olduğunu anlama çabasıyla kurulmuştu hepsi de.Bana kadın,sana erkek,ona bir unicorn...göreceli bir kavramdan sözediyorum yani.
O gece,Nikita aşağıdaki kilerde uyurken internetteki paranormal şeyleri araştırdım biraz.Nikita vücut değiştirebiliyordu ancak ana hatlarla.Saçı kızıl,gözleri yeşil,boyu 1.70'in üzerinde olmalıydı her zaman.Kaydolduğum ''Paranormal Gizemler'' isimli forumun yöneticisi,''belirtilere'' bakarak Nikita'nın düşmüş bir melek olabileceğini söyledi.Melek? Tel Aviv'de? Melek dediğin Kudüs'e filan düşer yahu,burası günah yerimiz bizim dua değil!Ama sabah mutfaktaki sohbeti görünce,ben de inanmıştım artık Nikita'nın bir melek olduğuna.Shit happens.
Mutfağa girdiğimde annem kızıl saçlı,kocaman yeşil gözlü ve boyu Nikita'dan 4-5 santim kısa olan bir genç kızla konuşuyordu.Genç kız da onun gibi aşırılık derecesinde sıskaydı.Mutfağın girişinde şok olmuş yüz ifademle bekledim ve konuşmalarını dinledim:
-Beni buraya zorla getirdiler,bebek bakıcısı olacağımı söylediler.Ancak pasaportumu attılar ve beni yakınlarda bir daireye attılar.Böyle kısacık şeylerden(üstünde benim siyah elbisem vardı,bir de fileli çoraplarım ancak annem farketmemişti çünkü bu elbiseyi ancak belirli gün ve haftalarda giyerdim) başka hiç bir şey giydirmediler,erkekler geldi durdu daireye ve....(burada ağlamaya başladı)...daha 17 yaşındaydım! Neyse ki kaçtım ve beni gören kızınız beni bu daireye yerleştirdi.
-Oh tatlım korkma biz sana bakarız,oh işte kızım Barbra da uyanmış.Tatlım neden kilerde bu zavallı kızı sakladığını söylemedin?
-Imm...şey...ben korktum.
-Korkma tatlım,vicdanımız henüz ölmedi.Şimdi hemen polisi arayacağım ve Nastasya'nın iyi bir vatandaş olması için yardım etmelerini söyleyeceğim!
-Oh hayır bayan,ne olur bunu yapmayın! Beni öldürürler,beni öldürecekler...
-Tamam Nastasya,tamam,bir çaresine bakarız...Barbra,okul için hazırlanmaya başla tatlım.
Annem derin bir nefes alıp kapıdan çıkarken ben Nikita\Nastasya'ya ''NE OLUYOR AMINA KOYİM'' bakışı atmakla meşguldüm.Nikita\Nastasya ise üzgün kötü yola düşmüş kız ifadesini çoktan terketmişti ve yine o hınzır bakışlar görünüyordu yüzünde.
-Psst,nasıl oynadım ama?
-Ne halt olduğunu hemen söyle bana.
-Ya bak,ben bir herife aşık oldum ve dünyaya düştüm.Nereden düştüğümü sorma.Sadece düştüm işte.Erkektim o zaman ama cezamın tam olması için artık hep böyleyim.Özel güçlerim bir bir kayıyor elimden.Her neyse,o herifi bulmalıyız.Fotoğrafı bu.
Nastasya'nın elindeki hafif bulanık fotoğrafta kocaman kahverengi gözlü esmer bir çocuk vardı.Çocuğun yüzünde bıkkın bir ifade,kollarında çizikler vardı ve saçları biraz uzundu.Bu çocuk üst komşumuzun pek problemli olan ve iki sene önce evi terketmiş oğluydu.Adını hatırlamıyorum ama bizden kahve isterdi sık sık,oradan simasını hatırladım.
Derin bir nefes aldım ve dedim ki;
-Nastasya ya da Nikita,her neysen.Eğer bu çocuğu bulursam beni terkedecek misin?
-Tabii ki evet,sonsuza kadar!
-Öyleyse bakalım şimdi nerededir bu çocuk.
Etiketler:
fallen angel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
